Mail Talik Kıt’a
“Haşim ül-Mekki” ketebeli, Hicri 1319/
Miladi 1901 tarihli eserde Farsça
Hafız-ı Şirazi’nin iki beyiti yazılıdır.
Hattat eserin İmad-ül Haseni’den
naklen yazdığını ketebe hanesinde...
belirtmiştir. Haliyle.
22 x 13,5 cm.
* Şevket Rado Koleksiyonu. Abdullah Haşim Mekki (1861-?)
Medine vakfı hazinedarı Ali Rıza Bey’in oğludur. Taif’te doğmuştur. Medine’de okula
gitmiş ve sırasıyla muhasebe kaleminde kâtip ve vergi kâtibi olmuştur. Babasının 5. Ordu
vezne müdürlüğüne tayininden sonra Şam’a gönderilmiştir. Sadrazam Said Paşa’nın
emriyle başbakanlık özel kalemine getirilmiştir. 1908’de Başbakanlık Özel Kalemi Mü_x0002_dürü olmuştur. 1912’de bu makam kaldırılana kadar bu görevini sürdürmüştür. Bu arada
dış borçlar dairesinde çalışmıştır. Türkçe, Arapça ve Farsça’da düz yazı ve şiir yazabilen
ve talik hattında maharet sahibi bir sanatçı idi. Fırsat buldukça yazılar yazan Haşim Bey,
eserlerinde “Haşim ül-Mekki” imzasını da kullanmıştır. (Ref: İbnülemin Mahmud Kemal
İnal, Son Hattatlar, sayfa 548)Devamını Oku
Mail Talik Kıt’a
Ketebeli, Hicri 1333/Miladi 1915
tarihli eserde Farsça, mealen; “Hz.
Ali şöyle buyurdular; İnsan nasıl
olur da tekebbür eder (büyüklenir)
ki; evveli çirkin bir yapışık sudur,
ahiri... kokuşmuş bir cesettir, kendisi
de bunların ortasında bir necaset
hamalıdır” yazılıdır. Haliyle.
19,5 x 14 cm.
* Şevket Rado Koleksiyonu. Abdullah Haşim Mekkî (1861-?)
Medine vakfı hazinedarı Ali Rıza Bey’in oğludur. 1861’de Taif’te doğmuştur. Medine’de okula gitmiş ve sırasıyla muhasebe kaleminde
kâtip ve vergi kâtibi olmuştur. Babasının 5. Ordu vezne müdürlüğüne tayininden sonra Şam’a gönderilmiştir. Sadrazam Said
Paşa’nın emriyle başbakanlık özel kalemine getirilmiştir. 1908’de Başbakanlık Özel Kalemi Müdürü olmuştur. 1912’de bu makam
kaldırılana kadar bu görevini sürdürmüştür. Bu arada dış borçlar dairesinde çalışmıştır. Türkçe, Arapça ve Farsça’da düz yazı ve şiir
yazabilen ve talik hattında maharet sahibi bir sanatçı idi. Fırsat buldukça yazılar yazan Haşim Bey, eserlerinde “Haşim ül-Mekki”
imzasını da kullanmıştır. (Ref: İbnülemin Mahmud Kemal İnal, Son Hattatlar, sayfa 548)Devamını Oku