Alif Art - 07 MART 2026 MÜZAYEDE
| Teklif | Teklif |
|---|
TL
| Teklif | Teklif |
|---|
Mail Talik Kıt’a
Ketebeli, Hicri 1370/Miladi 1950
tarihli eserde eski Türkçe “Fuat Şemsi
Bey’e; Üç güneş var biri; Fevk-i ser’i
şadımdaki şems (başımın üstündeki
güneş) Biri sîne hâhem doğan bir
çile zadımdaki şems (Mesnevinin 2.
beyitine atıf ) Biri Osman Uveysi diye
yadımdaki şems Onların peyki olur
bak şu fuadımdaki şems” yazılıdır.
Haliyle.
27 x 16 cm.
* Şevket Rado Koleksiyonu.
Ahmed Süreyya Saltuk (1891-1969)
Mûsîka-i Hümâyûn imamı ve hüsn-i hat muallimi Hasan Rıza Efendi’nin
oğludur. Mekteb-i ibtidâîden sonra, Fındıklı’da bulunan Şemsü’l-Mekâtib adlı
Rüşdiye Mektebi’nden mezun olmuştur. Arapça ve Farsçaya da vakıf olan
Süreyya Efendi 21 Mayıs 1906 tarihinde Dîvân-ı Hümayûn Mühimme Kalemine
mülazemetle göreve başlamıştır. Süreyya Bey’in, Sırât-ı Mustakîm
Dergisi’nin 14 Muharrem 1329 (15 Ocak 1911) tarihli 174. sayısında yayınlanan
“Osmanlılar’ da Sanayi-i Nefîse, Ezcümle Hutût-u Bedîâ” başlıklı yazısının
imza kısmında, “Dârü’l-Fünûn Edebiyat Şu’besi mezunlarından ve hutut-u
İslâmiye mensublarından Ahmed Süreyya” ifadeleri yer almaktadır ki, bu da
onun bu tarihten önce Dârü’l-Fünûndan mezun olduğunu göstermektedir.
Bahsedilen belgedeki malumatla bu bilgiler birleştirilirse, Ahmed Süreyya
Bey’in Dîvân-ı Hümayûn’daki vazifesine devam ettiği yıllarda, aynı zamanda
Dârü’l-Fünûn Edebiyat Şu’besi’ndeki eğitimini de sürdürdüğü anlaşılır.
Ahmed Süreyya Bey, hat eğitimini babasından almıştır. Süheyl Ünver, halazâdem
dediği Süreyya Bey için, “babasından yazı dersi ala ala hattat oldu”
ifadesini kullanmıştır. Ayrıca babasının ünlü bir hattat olması ve dönemin
önde gelen hattatlarıyla olan yakın münasebeti, Süreyya Bey’in böyle bir sanat
muhitinde yetişmesine vesile olmuştur. Zaman zaman babasıyla birlikte
ziyaretine gittikleri Sâmi Efendi’den ve sıklıkla Hasan Rıza Efendi’yi ziyarete
gelen Nazif Bey’den de istifade etmiştir. Harf inkılâbına kadar Bâbıâli’de hattatlık
yapan Süreyya Bey’in Yeni Yazı Atelyesi başlığıyla hazırladığı bir tanıtım
kartından, bu işi yeni alfabe ile yaptığı işlerle birlikte harf inkılabından sonra
da sürdürdüğü anlaşılmaktadır. Sonrasında emekli oluncaya kadar liselerde
edebiyat öğretmenliği vazifesinde bulunmuştur. Görev yaptığı okullardan
biri de Haydarpaşa Lisesi’dir.
İlginizi çekebilecek diğer eserlere göz atmak ister misiniz ?