Alif Art - 19 EKİM 2024 MÜZAYEDE
| Teklif | Teklif |
|---|
TL
| Teklif | Teklif |
|---|
Gümüş üzeri elmas kakmalı
eser askerleri taltif etmek için
verilenlerdendir.
18. – 19. yüzyıl.
Ağırlık: 24 gr.
7 x 3,5 cm.
Çelenk
Nişanın ihdasından evvel muharebelerde büyüklerden muvaffakiyet gösterenlere
taltif makamında verilen hatıranın adı idi.
Ahmet Vefik Paşa “Lehçe-i Osmani”de (1306 tab’ı), “çelenk; maden ve cevahirden
çalma resimli sorguç” izahatını vermektedir. Sorguç için de “sorguç, serguç, sergûç
envai çoktur. Tuğ, ciga, çelenk, gelin sorgucu, balıkçın, baş aşağı takılan” malumatını
vermektedir.
“Kamus-u Türki”deki (s.515) tarifi de şöyledir: “Cevahirle donatılmış serguç: başa
çelenk takmak”.
Çelenkler gümüşten yapıldığı gibi, altından da yapılırdı. Murassa ve çok kıymetli
olanları dahi vardı. Hükümet merkezinde itina ile yaptırılan çelenkler kıymetli şeyler
olduğu için hazineye mâl edilir, hususi memurlarla ordugâha gönderildikleri zaman
resmî evrak mukabilinde çıkarılırdı. Başmuhasebede bunlar için kayıt tutulurdu.
Gönderilen çelenklerden tevzi olunmayanlar iade edilir, devlete ait diğer kıymetli
eşya meyanında bunlarda saklanırdı.
B.B.O. arşivinde mevcut 1183 (1769) tarihli bir vesikada nasıl gönderildiğini detaylı
olarak yazmaktadır.
Vakanüvis Lütfi Efendi Hicri 1288/Miladi 1871 senesi vakayii arasında Rusya Devleti
tarafından Sultan Aziz’e verilen nişandan bahsederken “İlave” başlığı altında şu malumatı
vermiştir: “Vaka-i Hayriyye tarihi olan 1241 (1825) senesine gelinceye kadar
Devlet-i Aliyye’de teşrifatçı suret-i mürettebe ve muntazamada nişan itasına dair
malumat ve kuyudat-ı mevsuka ve resmiyyeye muttali olamadım. Eskiden paşa unvanıyla
muanven olan vüzeraya kılıç kaftan ile üç, beylerbeyiler ile mîr-i mîrana,
mîr-ül-ümera paşalara iki ve bir tuğ verildiği misillû sancaklar ve ordularda fevkalade
yararlıkları görülen şücean-ı asakirin başlarına takılmak için rüteb-i mütenevviadan
nişan makamında çelenkler verilirdi. Fevkalade olarak bazı havass-ı
vüzeraya dokuz tuğ veridliği de mesbuktur.”
Lû’fi Efendi, çelenklerin, mütenevvi dediği rütbelerin kaç olduğunu yazmadığı
gibi, başka bir yerde de buna dair malumata tesadüf
olunmamıştır. Bununla beraber vakanüvisin izahatında
çelengin yalnız askerlere verilmekte ve başa takılmakta
olduğu anlaşılmaktadır.
Tanzimat’tan sonra harplerde ve devlet işlerinde hizmeti
görülenlere nişan verilmeye başlanmış, çelenk
istimalden sakıt olmuştur. (Ref: Tarih Deyimleri ve
Terimleri, sayfa 346)
İlginizi çekebilecek diğer eserlere göz atmak ister misiniz ?