Alif Art - 2 MART 2024 MÜZAYEDE
| Teklif | Teklif |
|---|
TL
| Teklif | Teklif |
|---|
“Soyut Formlar - VIII”
İmzalı, duralit üzerine yağlıboya.
92 x 61,5 cm.
* Suna & Yüksel Karaburçak
Koleksiyonu.
İhsan Cemal Karaburçak’ın “Soyutlamaları”
Karaburçak soyutlama çalışmalarına 1950’lerden sonra başlamıştır,
bu çalışmalara İ.C.K. (1952- 1970) imzası eşlik etmiştir.
Sanatçı soyut kompozisyonlarına kent ve daha çok bozkır manzaraları üzerinden
yaptığı soyutlamalarla ulaşmıştır. Yani Karaburçak otuz yıl boyunca doğadan gözlemlediği
biçimleri önce soyutlamış sonra da bunları soyut kompozisyonlarda bir
işaret diline çevirmiştir. Başka bir deyişle sanatının başlangıcından itibaren yanından
ayırmadığı tek katlı sevimli köy evlerini, telgraf direklerini, top ağaçlarını, güneşini,
ayını, apartmanını, sokak lambasını, patikalarını; “hiçbirine sırt çevirmeden” bu çalışmalarına
da taşımıştır. Ancak bu öğeler soyut kompozisyonlara girerken bambaşka
işaretlere ve kavramlara dönüşmüştür.
Ressamın çalışmalarında evlerin kareye, apartmanların dikdörtgene, çatıların üçgene,
top ağaçların daireye, telgraf direklerinin T’ye, ayın yarım daireye, yıldızların +’ya
dönüştüğü rahatlıkla takip edilebilmiştir. Ayrıca sanatçının loş kent sokaklarından
elde ettiği büyük C formlarını, apartman dairelerinden elde ettiği tarak motifini ve
pencere kanatlarından elde ettiği ızgara motifi ile resme ters Y biçimi olarak giren
insan figürlerini de yine bu resimlerinde yakalamak mümkündür. Ancak elbette
tüm bu tanıdık biçimler sanatçının soyut çalışmalarına bir hikâye oluştursun diye
taşınmamışlardır. Kökeni tanıdık bir evden, ağaçtan veya direkten türesin türemesin
unutulmamalıdır ki sanatçının tek gayesi; sadece yeni bir “işaret”, yeni bir kavram
oluşturmaktır. Başka bir deyişle, eğer ortada bir hikâye varsa, hikâye Nabilerin
hikâyesidir. Nabiler gibi İhsan Cemal için de asıl önemli olan; iki boyutlu olan tuvale
iki boyutlu bir resim çizmektir.
Karaburçak’ın soyut kompozisyonlarına ulaşmada faydalandığı düşünülen bir diğer
yol da eski uygarlıkların alfabeleridir. Sanatçının karanlık fon üzerinde canlı renklerle
uçuşturduğu pek çok işaretini eski Etrüsk ve Hitit harfleri ile birleştirdiği düşünülmüştür.
(Ref: “İhsan Cemal Karaburçak”, Pera Müzesi Yayını, Nisan/2011).
İlginizi çekebilecek diğer eserlere göz atmak ister misiniz ?