331 s, 17 resim, 24.5 x 15.5 cm, lüks bez cildinde. Eugène Chautard (1851-1915). Marsilya’dan yola çıkılarak Bonifacio ve Messina Boğazlarını geçmek suretiyle İskenderiye’ye yapılan bir seyahatin öyküsü. Mitolojik hikayeler, İskenderiye’nin genel görünümü, deniz feneri, Büyük İskender’in mezarı, Yahudi mahallesi, Nekropolis, Kahire ve büyük Piramitler, Sfenks ve Eski Eserler Müzesi, develer, Mısır’ın en eski başkenti olan Memfis’te yer alan Sakkara Piramitleri, 1600-1900 arasında Afrika’da hüküm sürmüş olan Dahomey Krallığı ile Mısırlıların dini arasında görülen paralellikler, Mısır’da tarım, pamuk ve tahıl ticaretinin merkezi olan ve aşağı Mısır’da yer alan Zagazig şehri, Süveyş Kanalı ve Hristiyanlığın Mısır’daki geleceği kitap içerisinde yer alan konulardan bazılarıdır.
ix, 228, [8] s, metin içinde resimler, haritalar, 14 x 22 cm. şömizli bez cildinde. Arthur Close Borton (1883-1933) İngiliz subayıdır. Savaşta gösterdiği kahramanlık sebebiyle kendisine İngiliz ve Commonwealth kuvvetleri tarafından İngiliz askeri nişanı verilir. 1. Dünya Savaşının başlangıcında Amerika’da meyve yetiştiriciliği ile uğraşan Borton 1914 yılında İngiltere’ye döner ve orduya katılır. Burada bir süre görev yaptıktan sonra Fransa’da bulunan hava birliğinde gözlemci olarak görev alır. Fakat uçağının düşmesi sonucu boynunu üç yerinden kırar ve görevini bırakmak zorunda kalır. Buna rağmen vazgeçmeyen Borton, yüzbaşı rütbesiyle gönüllü olarak Gelibolu’ya gider. Burada Kraliyet Donanmasının bir kolu olan “RNAS” adlı zırhlılarda gösterdiği başarılardan dolayı kendisine üstün hizmet nişanı verilir. Müzayedeye sunduğumuz bu eser Borton’ın 9 ciltten oluşan son derece detaylı günlüğünün kısaltılmış halidir. İçeriğinde Borton ailesinin çeşitli bireyleri ile arkadaşları tarafından yazılm
'238, 1 s, tam sayfa gravürler, 22.2 x 14 cm, bez cildinde. 10 Ekim 1870 tarihinde Londra’da başlayan ve İstanbul’da sonlanan nadir bir seyahatnamedir.
'224 s, 35 fotoğraf, 22.5 x 14.5 cm, bez cildinde. Dorothy Mills (1889-1959) Anadolu’da Ankara, güney vilayetleri, Adana ve Toroslarda gördüklerini objektif, gerçekçi ve acı bir dille anlatır. Daha sonra Suriye, Kudüs, kuzey ve güney Filistin, Tel Aviv, Ürdün, irak çölleri ve Musul’u gezmiş buralarda gördüklerini de yakın tarih, politik olaylar, kültürel yaşam gibi konular ve yorumlarla zenginleştirerek anlatmaktadır. Bu arada Suriye’nin kentleri, şeytana tapanlar ve Hristiyanların durumunu da bağımsız başlıklar altında inceler.
. xi, 393 s, 1 levha, 17.5 x 10.5 cm, sırtı ve köşeleri deri kapakları karton cildinde. Frederick Chamier (1796-1870) roman yazarı ve kaptandır. Chamier, Türkiye"de o dönem gazetelerin yeterince yaygın olmaması nedeniyle kimlerin kendileri için dost olduğunu öğrenmekte zorluk çektiklerini belirtir. Péra bölgesi özellikle akşamları tehlikeli olduğundan bu bölgede dolaşmamaları konusunda uyarılmışlardır. Gemilerine doğru ilerlerken duydukları köpek havlamalarını ve ulumalarını en kalabalık hayvan barınağında bile duymadığını anlatan yazar, pazar yerlerinde düzinelerle sokak köpeğinin olduğunu, özellikle ellerinde kağıttan fenerler ile kendilerine doğru yaklaşan yabancılara karşı ağzıları açık vaziyette toplu halde koştuklarını ama kesinlikle saldırmadıklarını, bütün bu havlama ve vahşi görünümlerine karşın son derece iyi huylu hayvanlar olduklarını, Türklerin "havlayan köpek ısırmaz" sözünün bu köpeklerin huyunu çok iyi ifade ettiğini anlatmaktadır. Adamlarıyla yeri geldiğinde köpeklere
'Metin dışında birçok fotoğraf, 23 x 16 cm, kağıt kapağında. i. Dünya Savaşı’nın hemen ardından Kardinal Dubois ve Psikoposlar Grente ve Llobet’in Jerusalem, Suriye, Lübnan, İzmir, İstanbul ve Balkanları kapsayan seyahatleri Fransız işgali altndaki güney bölgeleri ile İstanbul ve İzmir’e dair oldukça ilginç bilgiler içermektedir. İzmir ve Atina üzerinden İstanbul’a yola çıkan grup işgalden yaklaşık 1 ay öce 24-25 Şubat 1920 tarihinde İstanbul’a varmıştır. İstanbul’dan Balkan ülkelerine doğru yollarına devam eden ekibin faaliyetleri günlük notlar halinde Psikopos Grente tarafından kitaplaştırılmıştır.
viii, 374 s, 23.5 x 15.5 cm, bez cildinde. X. bölüm“Constantinople in November, 1918” (s 171-181), Xiii. bölüm “King Enver of Turania” (s 197-212) Türkiye ile ilgilidir. Yazarın Soldier of the Prophet başlıklı kitabı (London, 1921) da müzayedemizde sunulan kitap gibi yazarın Ortadoğu coğrafyasında meydana gelen olaylar hakkında yazdıklarını kapsar.
'8 s, 32 renkli levha (12-13, 21-22 ve 23-24 katlanan), 28 x 24 cm, yayıncının orijinal bağcıklı cildinde. Eski çinicilik sanatımız üzerine yapılmış nadir araştırmalardan biri olup yazar tarafından derlenip çizilen ve renklendirilen levhalardan oluşmaktadır. Bursa Yeşil Cami, Yeşil Türbe, Hüdavendigar camii, Topkapı sarayı çinilerinden örnek, Rüstem Paşa camii, İznik Eşref Paşa camii içindeki çini örnekleri nefis bir baskıyla sunulmuştur.
'376 s, resimli, 24,5 x 16,5 cm, şık mükafat cildinde. Yahudi asıllı Fransız oryantalist David Leon Cahun (1841 – 1900) yazdığı tarihi romanlar ve araştırma kitaplarıyla tanınmıştır. Gök Gayrak adlı romanı ve Türkler ve Hunlar adlı araştırma kitapları Türkçeye çevrildiği dönemlerde devrin Türkçülüğüne esin kaynağı olmuş, temel başvuru kaynağı haline gelmişlerdir. 1876’da yazdığı Gök Bayrak, ilk olarak 1912 yılında Necip Asım Yazıksız tarafından Türkçeye çevrilmiştir. Müzayedeye sunduğumuz ise, bu eserin 1913’te Galip Bahtiyar tarafından yapılan çevirisidir.
736, 4 s, 2 levha, 20 planş, metinler arasında belge tıpkıbasımları vardır, 22 x 14 cm, dönem cildinde. İlmiye Salnamesi, meşihat makamı tarafından yayımlanan ilk salnamedir. Ali Emiri ve Ahmet Refik"in katkılarıyla hazırlanan bu çalışmada, ilk şeyhülislam Molla Fenarl"den başlayarak Mustafa Hayri Efendi"ye değin 124 şeyhülislamın kısa hayat hikayesi sunulmuştur. Salnamede, ayrıca 1908 Anayasası, medreselerle ilgili yönetmelikler, müderris ve kadılarla ilgili bilgiler de mevcuttur.
81 sayfa. Taşbaskı. Sırtı bez, kapağı ebrulu güzel yeni cildinde. Kitabın ‘Çaycı’ lakabıyla anılan yazarı Seyit İzzet Efendi 1819"da Edirne"de doğmuştur. Çeşitli devlet görevlerinde bulunmuş, en son Adana valisi olmuştur. Bu görevi sırasında işinde bir odaya davet ettiği misafirlerine kendi usulünce çay demleyip onlara ikram ettiği, bunun da aleyhindeki dedikodulara neden olduğu bilinmektedir. Türkiye"ye çay biraz da onun eliyle gelmiştir. Ondan önce çayı bilmeyen ve tanımayan Türk halkı, sadece kahve içmekteydi. İzzet Efendi"nin İran"dan getirdiği çaylarla çay keyfi de ülkemizde yaygınlaşmaya başlamıştır. Seyit Mehmed İzzet Efendi bununla da yetinmeyerek, 1878 yılında bizdeki ilk çay kitabını Çay Risalesi adıyla yayınlamıştır. Sahasındaki ilk özgün eserdir. Rıza Efendi matbaasında sadece bir kere taşbaskı usulüyle basılan bu eser son derece nadir olup kitapseverlerin aradığı bir koleksiyon parçasıdır. Filigranlı beyaz kağıda basılmıştır. Çayın ortaya çıkışı, yetiştiği coğrafyalar, fa
23, 563 s, 28 x 22 cm, dönem cildinde. Marifetname, Erzurumlu İbrahim Hakkı"nın ikinci ana eseridir. Ansiklopedi türündedir; 1757"de yazılmıştır. 1836 ve 1864"te Mısır"da 1868, 1889 ve 1914"te İstanbul"da basılmıştır. Eser bir önsöz, üç büyük bölüm ve bir sonsöz ihtiva eder. Her bölüm daha alt bölümlere ayrılmıştır. Önsöz tamamen dinidir. Birinci bölüm Fenn-i Evvel"dir. Allah"ın varlığını, birliğini anlattıktan sonra yalın ve bileşik cisimleri, madenleri, bitkileri ve nihayet insanı anlatır. Sonra geometri, astronomi ve takvim konuları yer alır. Coğrafyaya ait bölümünde 100"den fazla ilin hangi enlem ve boylamda olduğunu göstermiştir. Ayrıca, "Hiçbir çağda yerin döndüğüne inananlar eksik olmamıştır." demiştir. İkinci bölümde fenn-i Sani, anatomi, fizyoloji gibi bilimler yer alır. İnsan vücudunu estetik bakımdan da incelemiş, araya beyitler sıkıştırmıştır. Vücut yapısı ile huy arasındaki ilişkiye inanmış ve bunu şiirle anlatmıştır. Bu bölümün sonunda ruha, sağlığa ve ölüme ait geniş bil
Cilt 2: 429 s, 22 x 14 cm, klasik ciltlerinde. Son dönem Osmanlı alim ve müderrislerinden Mehmed Zihni Efendi’nin (1846 – 1913) İslam öncesi ve İslam döneminde ilim, edebiyat ve siyaset alanında meşhur olmuş Arap, Türk ve İranlı 1165 kadar hanımın biyografisini içeren bir ansiklopedidir. Zamanın kız öğretmen okullarında okutulmak üzere Maarif Nezareti’nin isteği üzerine hazırlanmıştır.
a 2. basım. 837, 3 s, resimli. 24 x 16,5 cm, karton kapaklı haliyle. Yakın tarihimizin renkli kişiliklerinden İbnülemin Mahmu Kemal İnal’ın, hat sanatı alanında temel başvuru kaynaklarında biri olarak kabul edilen ve 329 hattatın biyografisini içeren çalışmasıdır. b 160 s, 24 x 16,5 cm, karton kapaklı haliyle c120 s, 23,5 x 16,5 cm, bez cildinde.
'a 85, 2, 856, 5, 33 s, 25 x 17 cm, döneminin meşin sırtlı siyah renkli bez cildindedir b lxxxviii, 752 s. 30,5 x 17,5 cm. Müstakimzade Süleyman Sadeddin Efendi’nin (ö. 1202 /1788) hat ve hattatlara dair eseridir. Bu eseri yazma nüshalarından yararlanarak hazırlayan İbnülemin Mahmud Kemal, eserin başında Müstakimzade ve eseriyle ilgili bilgiler vermiştir. Bu kitap Osmanlılarda hüsn-i hat ve hattatlar hakkında Menakıb-ı Hünerveran, Gülzar-ı Savab, Devhatü’l-küttab adlı kitaplardan sonra konusunda yazılmış en kapsamlı eserdir. Kitabın bir özelliği de harf devriminin ardından eski harflerle basılan son kitap olmasıdır. Müzayedeye, bu eşsiz başvuru kaynağının hem eski harfli hem yeni harflı basımları birlikte sunulmuştur.
'"a 61 s, taşbaskı, 11 x 7,5 cm, ay yıldızlı desenli bez cildinde. B taşbaskı, 11,5 x 7,5 cm, ay yıldızlı tuğralı bez cildinde. C 59, 3 s, 11,5 x 7,5 cm, hilalli, tuğralı cildinde. D 64 s, taşbaskı, 12 x 8 cm, deseni bez cildinde.
2 cilt: 757 s, resimli, 34,5 x 24 cm kırmızı bez ciltlerinde. Şefik Atabey’in dünyaca ünlü Osmanlı Dünyası kitapları koleksiyonunun dökümü. Nadir kitaplar konusunda hazırladığı benzer kataloglarıyla tanınan Leonora Navari tarafından hazırlanan çalışmada, koleksiyonda yer alan 1370 adet kitap bütün yönleriyle, zengin bir görsellikle sunulmuştur.
'Desenli bez ciltlerinde.. Bu mufassal eserde, Osmanlı ve Rus imparatorluklarının yükseliş ve çöküşü, bu ülkelerin 2 yüzyıllık ilişkileri, Doğu Sorunu ve 1877-1878 Osmanlı–Rus Savaşının neden ve sonuçları ele alınmaktadır. Yüzbaşı Henry Montague Hozier, Yunan ayaklanmasını, Kırım ve Sırp savaşlarını da ele alarak, Osmanlı-Rus Savaşı’nı Balkan yarımadası, Anadolu ve Karadeniz"de geçen muharebelerini son derece ayrıntılı bir şekilde anlatmaktadır. Yazar, savaşa giren ülkelerin halklarını da tanıtmaktadır. Hozier kitabını Osmanlı ve Rus paşalarının portreleri, cephe görüntüleri ve İstanbul, Kars, San Stefano (Yeşilköy), Plevne ve Erzurum’u gösteren çelik baskı manzara gravürleri ile zenginleştirmiştir.
779 s. 4 kromolitografi (renkli taşbaskı), 3 harita, 240 resim. 21 x 29,5 s. Sayfa kenarları altın yaldızlı, yayıncısının imzalı nefis cildinde. Les iles des Princes ve Le siège, la prise et le sac de Constantinople par les Turcs en 1453 adlı eserleriyle Türk okuyucuların yakından tanıdıkları ünlü Bizantolog’un erken dönem ve en iyi çalışmalarında biri olan bu kitapta 10. Yüzyıl Bizans İmparatoru Nicephore Phocas tanıtılmaktadır. Schlumberger’e göre, Asya ve Afrika’daki Müslümanlarla, Ruslarla, Bulgarlarla her daim savaş içinde olan imparator aynı zamanda iyi bir idareci ve çağının ötesinde bir reformcudur. Görsel malzemeyle süslenmiş eser Ortaçağ’da bir imparatorun ülkesindeki çıkar gruplarıyla ve komşularıyla ilişkilerini yetkin bir biçimde anlatılmaktadır.
xix, 396 s, yazarın portresi, katlanan bir harita, 2 tanesi katlanan (yazarın arkadaşının çölde ölümü, İstanbul manzarası) 4 planş, 25 x 17 cm, sonradan yapılmış sırtı deri, kapağı ebrulu cildinde. Gezgin Elisabeth Craven’e ithaf edilen ilk baskı. Griffiths, Gravesen"den Haziran 1785’te yola çıkar. İtalya yoluyla önce Sakız’a, sonra İzmir"e gelir. Oradan ayrılıp Çanakkale Boğazından geçerek İstanbul"a ulaşır. Fransız Elçisi Choiseuil Gouffier"nin Saray"a itimadını sunuşunu izler. Sonra İstanbul tasviri başlar. Pazar, Bedesten, Hamamlar, İstanbul"da gündelik hayat, Üsküdar, Dervişler, Pera, Bostancıbaşı’nın Rum kadınlara karşı kötü tutumu, Humbaracıbaşı, İstanbul Efendisiyle tanışma, Kağıthane, Türk sofrası- yoğurt, kaymak, pekmez- hamallar, köpekler, ticaret, Rumların siyasi durumu, din, Sancak-ı Şerif, ii. İbrahim’le ilgili bir anektot, cenaze merasimi, veba, hükümet ve onu teşkil edenler, ülkenin şimdiki durumu hakkında düşünceler, müftü, veziriazam, kazasker, kadı, reis efendi,
326 s, metin içinde siyah beyaz resimler, 22 x 13 cm, özgün resimli sert kapak cildinde. 93 harbiyle ilgili önemli bir hatırat. Rus askerleriyle birlikte Balkanlar’da Osmanlı’nın terk etmek zorunda kaldığı toprakları gezen yazarın tarihi değerde izlenimleri. Plevne, Araba-Konak, Sofya, Pazarcık, Filibe, Rodop, Harmanlı, Edirne, Ayastefanos- Yeşilköy ve İstanbul. Nefis resimleriyle de dikkat çeken kitabın temiz, özgün resimli kapaklı cildinde bir nüshası. Kitap bu kapakla zor bulunmaktadır.
2 cilt: 1152 s, metin içinde ve dışında iki yüzden fazla resim, 30 x 20 cm, sırtı kırmızı özgün cildinde. 1877-78 Türk-Rus savaşının nefis güzellikteki resimlerle süslü ayrıntılı öyküsü. Sultan Abdülhamid’in tahta oturur oturmaz kendini içinde bulduğu ve tarihimize 93 harbi olarak geçen, Rusların Yeşilköy önlerine kadar geldikleri ve ünlü Ayastefanos abidesini buraya diktikleri meşum savaşın inanılmaz zenginlikteki görsel malzemeyle sıcağı sıcağına anlatıldığı kitap. Gazi Osman Paşa’nın Plevne’de büyük bir savunma gösterdiği muharebe dizisi ne yazık ki ağır şartlar içeren Ayastefanos antlaşması ile sonuçlanmıştı. Ancak antlaşma Rusları Balkanlarda tamamen hakim kılınca bu durum Batılı devletlerin işine gelmemiş, sadece kağıt üzerinde kalmıştır. Ayastefanos"un ağır şartlarını hafifleten Berlin Antlaşması ile Osmanlı Devleti"nin Balkanlar"daki varlığı bir süre daha devam etmiştir. Kitaptaki görsel malzeme devrin en iyi çizerleri tarafından yapılan savaş sahneleri, muharebeler, şehir gö
567 s, 17 x 11 cm, tamirli hassas orijinal cildinde. Yunan ihtilalinden sonra Yunanistan Batılı gezginlerin odak noktası olmuş ve burası seyyahlar tarafından adeta akına uğramıştır. Gidenlerden biri de Fransız gazeteci ve romancı Edmond About’dur. İki defa İstanbul’a gelen yazar izlenimlerini De Pontoise à Stamboul (1884) adlı kitabında ayrıntılı biçimde anlatmıştır. Müzayedemizdeki Çağdaş Yunanistan adlı kitabı ilk defa 1854 yılında basılmıştır. Devrin en çok okunan kitaplarından olmuştur. İnsanlar bölümünde Yunan halkının bir etüdünü yapar. Ziraat, endüstri, ticaret başlığında ülkenin bu sahadaki atılımlarına yer verir. Aile başlığında halkın günlük hayatına değinir. Hükümet ve idare; din; maliye; kral, kraliçe ve saray; cemiyet hayatı (oteller, kabareler, hanlar, lokantalar, Türk hamamları, tiyatrolar, dilenciler, eğlenceler) yazarın etraflıca işlediği diğer konulardır. Buchon’un kitabı ise yazarın Mora isyanında yirmi yıl sonra o bölgeyi ve civarını yeniden, adeta ibadet edercesine
98 s, bazıları renkli baştan sona resimli, 24.5 x 19 cm, kağıt kapağında.
286, arka kapak içinde bir İstanbul haritası mevcuttur; 17,5 x 12,5 cm, ebru kapaklı cildinde. Alman devlet adamı Wilhelm von Lüdemann’ın (1796 – 1863) 1820’li yılların başlarında çıktığı İtalya, Yunanistan ve Türkiye seyahatinin İstanbul izlenimlerini aktardığı çalışmasıdır.