2 cilt birarada: xii, 168 s, metin dışında 4 bakır baskı katlanır harita; [171-] 416 s, metin dışında 2 bakır baskı katlanır harita 20 x 13 cm, deri cildinde. J. B. le Chevalier 1752-1836 arasında yaşamış ünlü Fransız arkeoloğudur. Kitap, yazarın İstanbul, Çanakkale ve Karadeniz izlenimlerini içermektedir. 1785-1788 yıllarında Fransız büyükelçi Choiseul-Gouffier ile birlikte Türkiye’ye gelen Lechevalier, Karadeniz yöresini ve İstanbul’u kapsamlı olarak tanıtan kitabını bu yolculuğun sonrasında yazmıştır. Yazar Marmara, Karadeniz sahilleri, Rumeli topraklarında yaptığı gezileri 5 bölümde toplamıştır. Marmara, Çanakkale, Bursa, Boğaziçi,İstanbul ve Karadeniz’e ait haritalar son derece detaylıdır. 1. bölüm Marmara havzasının oluşumunu, 2. bölüm Bursa, İznik ve İzmit’i, 3. ve 4. bölümler Boğaziçi ve İstanbul’u 5. bölüm ise Boğaziçi ve Rumeli’yi kapsamaktadır. Son derece nadir bir kitaptır. Blackmer 995, Atabey 697.
438, [2], [2] s, 25 gravür, 3 katlanır harita, 30 x 24 cm, deri cildinde. James Morier (1780-1849) İzmir’de doğmuş İngiliz diplomattır. İran’da bulunan Qajar hanedanı ile ilgili romanlar yazmıştır. Bunların en önemlisi “Hajji Baba” serisidir. İngiltere’de aldığı eğitimin ardından 1799-1806 tarihler arasında babasının İzmir’deki işinde çalışmıştır. 1808-1809 arasında İran üzerinden Ermenistan, Anadolu ve İstanbul’a yaptığı yolculuk sırasında edindiği deneyim ve anılarını müzayedemizde sunulan kitapta anlatmıştır. 1809’da İran Elçisi Mirza Abul Hasan’a İngiltere’ye kadar eşlik etmiş, 1809’da İran’a geri dönerek buradaki ilk İngiliz büyükelçisi olmuştur. Morier, İngiltere’ye döndükten sonra A Second Journey through Persia to Constantinople between the years 1810 and 1816 adlı kitabını yayımlamıştır. İngiltere’nin özel temsilcisinin sekreteri olarak İran Şahı’nın sarayında çalışmış, diplomatik görevi sırasında edindiği izlenimlere ve gezi gözlemlerine dayanan Doğu hayatı ve alışkanlıkları
685, [1] s, resimli, 24 x 16 cm, yayıncısının bez cidinde. Samuel Sullivan Cox (1824 – 1889) seyahate meraklı Amerikalı bir devlet adamıdır. İstanbul adaları üzerine yazdığı kitapla da tanına Cox, bu eserinde, Türkiye’de diplomat olarak bulunduğu 1885 – 1886 yıllarındaki anılarını aktarmıştır.
464 s, 89 gravür, 23,5 x 16 m, yayıncısının kırmız renkli, desenli orijinal cildinde. Elimizdeki kitapta Cochran’ın Liverpool’dan Malta’ya, Malta’dan İzmir’e, İzmir’den İstanbul’a uzanan yolculuğunun notları sunulmaktadır. William Cochran, Çin’de ipekböcekçiliğine ilgi duymaya başlamış, daha sonra çeşitli İngiliz kolonilerinde yirmi yıl boyunca ipekböceği ve ipek üretiminin başlatılması üzerinde çalışmıştır. Elimizdeki kitapta Cochran’ın Liverpool’dan Malta’ya, Malta’dan İzmir’e oradan İstanbul’a uzanan bir seyahatinin notları sunulmaktadır. Anadolu’da 1885 yılında dört ay kalan yazar ziyaretinin altı haftasını İzmir yakınlarındaki Burnabat’ta geçirmiştir. Yazar burada arkadaşı John Griffit ile ipekböceği yetiştiriciliği üzerinde bir proje yürütmüştür. Cochran özellikle İzmir ve Aydın bölgesinde ipekböceği yetiştiriciliğini incelemiştir. Halıcılık ve genel tarımsal yapı hakkında da bilgiler veren yazar kitabın büyük bölümünü kapsayan İzmir ve Aydın civarlarına seyahatler yapmış ve yaln
2 cilt: viii, 425; [4], 498 s, 22 x 13 cm, sırtları deri kapakları karton ciltlerinde. Eugène Boré (1809-1878) Asiatic Society’in üyesiydi. Journal Asiatique’deki yazıları ile şöhret kazandı. Collège de France’da Ermenice profesörüydü. Boré, 1837 ile 1840 arasında Karadeniz kıyıları boyunca Kuzey Anadolu’yu gezmiştir. Kitabın metni Lamalle ve Leon Boré’ye yazılmış mektuplardan ve yazarın günlüğünden alınan seçmelerden oluşmaktadır. Boré’nin hedefi bölgede dilbilim araştırmaları yapmak ve eğitim üzerine projeler geliştirmekti. Yolculuğun sonunda bugünkü İran topraklarında Fransız sistemine göre eğitim verecek bir üniversitenin kurulmasına çalıştı. Yazarın Les Raias en Turquie et en Perse (1845) isimli bir kitabı daha vardır. Oldukça nadir bir eserdir. Blackmer 166, Atabey 135.
468 s, 8 renkli levha, metin içinde gravürler, 23.5 x 15.5 cm, sırtı deri karton cildinde. Louis Bunel’in kutsal yerlere yaptığı yolculuğunu aktardığı kitabında, İzmir’e, Ege Denizi’ne ve elbette İstanbul’a geniş yer veriyor. İstanbul için 7 bölüm ayrılan kitapta şehrin önemli yapıları, semtleri ve tarihi oldukça ayrıntılı bir şekilde anlatılırken, Türkler ve saray yaşamı hakkında ilginç bilgiler veriyor. İstanbul’dan gerçekten etkilenen yazar, duygularını ve düşüncelerini edebi bir dille sunuyor. Atabey 164.
ilan, metin dışında 6 levha (fotoğraf), 24 x 16.5 cm, kağıt kapağında. Masonluğun yüzyılın başında oldukça etkin ve prestijli bir organizasyon olması, dünyanın birçok yerinde masonluktaki dayanışmadan esinlenen ama hiçbir zaman genel mason örgütü içinde yer almayan bazı derneklerin kurulmasına yol açmıştı. Bu derneklerden biri de üyeleri arasında sosyal ve kültürel dayanışma ve iletişim sağlamaya çalışan Béne-Bérith derneğidir. Derneğin en önemli özelliği üyelerinin tümünün cemiyet hayatında saygınlığı olan Musevilerden oluşmasıdır. Elimizdeki kitap derneğin belirtilen döneme ilişkin faaliyetlerini vermektedir. Kitap, bölgede meydana gelen yıkıcı bir depremden sonra Gelibolu’daki zarar, yıkım ve insan manzaralarını gösteren fotoğraflarla dikkat çekmektedir.
'A) [Ricciotto] Canudo, Combats d’Orient. Dardanelles-Salonique1915-1916), Hachette, [Paris], 1917. 274, [1] s, 18 x 11 cm, sırtı deri kapakları karton cildinde. Canudo, Ricciotto (1877-1923) İtalyan şair, film eleştirmeni ve yazardır. 1914 yılında i. Dünya Savaşı’nın patlak vermesi ile birlikte Canudo teğmen rütbesi ile Fransız yabancılar lejyonuna katılmış, Makedonya ve Çanakkale’de görev almıştır.Müzayedeye sunulan bu eserde de 1915-1916 yılları arasında Çanakkale ve Selanik cephelerinde yaşanan savaş anlatılmaktadır.
'2 cilt: 380, 509 s, 27 x 18 cm, kağıt kapaklarında. Tome i. La révélation de l’Orient. L’Orient galant. La satire orientale. Les aspirations du XViiième siècle et leur expression dans la fiction orientale, avec un index des noms de personnages historiques et des noms d’auteurs cités. Tome ii: Bibliographie des sources (XViie et XViiie siècles), bibliographie chronologique (1605-1799), ouvrages de référence, liste alphabétique des auteurs et index. Kanada’da basılan bu nadir
Metin içinde birçok resim, 6’sı renkli 68 levha, 28 x 21 cm, kağıt kapağında. D’Eugène Delacroix’dan Auguste Renoir’a kadar 19. yüzyılda Fransız oryantalist resim sanatı ve sanatçıları üzerine çok kapsamlı bir araştırma.
1 fotogravür levha, 8 levha, 2 katlanan harita, 31 resim, 32 x 15 cm, bez cildinde. Fotoğraflarını kendisinin çektiği bu kitabında 1899 yılında Osmanlı topraklarına yaptığı ikinci seyahati anlatan Percy’nin ilk durağı pekçok büyükelçilik görevlisi ve Osmanlı bürokratıyla görüştüğü İstanbul olur. Daha sonra Konya ve çevresini gezen yazar, Kapadokya, Kayseri, Doğu Toros bölgesi, Fırat boyları, Bitlis ve Hakkari’yi dolaştıktan sonra Dicle’ye ve Güneydoğu’ya iner. Gezdiği yerlerde en çok ilgisini çeken konular tarih, din, ırk ve doğadır ve kullandığı güzergah onun için bulunmaz zenginliklerle doludur. Uluslararası ilişkilerle de yakından ilgilenen Percy’nin kitabı, Osmanlı’nın son döneminde İngilizlerin Türkiye siyasetinin de tanıklığıdır. O dönem bölge halkları, kültürleri ve dinlerine ait gözlemleriyse olağanüstü zengindir. 1909 yılındaki zamansız vefatı sırasında Dışişleri Bakanlığında müsteşar görevinde bulunuyordu.
Metin içinde çoğu tam sayfa 83 gravür ve 1 harita, 23 x 16 cm, sırtı deri karton cildinde. Ermenilerin ve Lazların yurduna seyahatler. Teofilo Deyrolle, ya da Fransızca yazımıyla Théophile Deyrolle (1844-1923) Fransız hükümeti tarafından Anadolu’daki doğu vilayetlerinde inceleme yapmakla görevlendirilen natüralist bir ressamdı. 1869 yılında Trabzon’dan başlayarak bölgeyi dolaşan Deyrolle’un eseri güzergah boyunca gezilen Trabzon, Akçaabat (Cevizlik Karaçukur), Gümüşhane, Kaymaklı, Bayburt, Erzurum, Kocapınar, Tortum, Hamsiköy (Maçka), Karakapan Yaylası, Batum, Poti, Kop Dağı (Bayburt), Deveburnu (Erzurum), Hınıs, Ahlat, Van, Nemrut Dağı, Tatvan, Bitlis gibi şehir, kasaba ve köyler kadar bölgede yaşayan Türk, Kürt, Laz, Rum ve Ermeni gibi halklar için de önemli bir kaynaktır. Bu eserin kısmi bir çevirisi Reşat Ekrem Koçu tarafından Trabzon’dan Erzurum’a başlığı ile yayınlanmıştır.
Yeni bez cildinde. Birinci Dünya Savaşı yılları sırasında yaşanan zorunlu Ermeni göçü üzerine birinci elden gözlemler ve tanıklıkların aktarıldığı bir çalışmadır.
Bez cildinde. Anadolu’da marangozluk yapan genç bir Rum’un önce Balkan Savaşı’nda, sonra Kurtuluş Savaşı’nda Yunan tarafında Türklere karşı verilen savaşta yer alması üzerine kurgulanmış gerçek olaylara dayanan dramatize romandır.Panos N. Panais, Escape from Anatolia, Futuny’s, New York, 1940.
4 resim, 20.5 x 14 cm, bez cildinde. Demetra Vaka (1877-1946) Büyükadalıdır. Girit isyanı sırasında Osmanlılara karşı savaşan amcasının yanında Türklere düşman şekilde yetiştirildi. Ailesinin yanına yerleşmesiyle babasının çabaları ve Türk kızlarıyla geliştirdiği arkadaşlıklar önyargılarını yumuşattıysa da bunlardan tümüyle kurtulamadı. Müzayedemizde sunulan bu kitap roman türünde kaleme alınan bir eserdir.
Yazarından ithaflı ve imzalı, 18 x 12 cm, sırtı deri kapakları karton cildinde. Kitap ünlü Fransız romancı Pierre Benoit’ya (1886–1962) ithaf edilmiştir. 1891’de Fransız Akademisi’ne üye seçilen Loti’nin yapıtlarında insanı değişik çevre ve iklimlere sürükleyen egzotik çerçeve, olaylardan daha çok önem taşır. 1872 yılında Fransız donanmasına katılan Pierre Loti’nin gemisi önce Tahiti’ye uğradı. Tahiti’de Kraliçe Vi. Pomané’nin huzuruna çıkılır. İşte bu ilk seyahatte kraliyet ailesi bu genç subaya adada yetişen kırmızı bir çiçeğe atfen “Loti” lakabını takar. Tahiti’den Senegal’e, Mısır’dan Çin’e, Hindistan’dan Amerika’ya kadar birçok ülkeyi gezen; gördüğü yerler arasında sadece ve sadece İstanbul’u “ikinci vatan” olarak benimseyen Pierre Loti, yaşadığı sürece yedi kez ziyaret ettiği İstanbul’da bugün yalnızca yapıtlarıyla değil, adını taşıyan tepeyle de ölümsüzleşti...
12 levha, 3 plan, 6 harita, 23 x 14.5 cm, bez cildinde. 1897 Osmanlı-Yunan (Teselya) Savaşı yaklaşık bir ay sürmüş ve Osmanlı ordusunun zaferiyle neticelenmiştir. Clive Bigham (1872-1956) Osmanlı ordusunda görev yapan bir İngiliz subayıydı. Osmanlı yanlısı bir bakış açısıyla yazılan kitap savaşı tüm evreleri ve cepheleri ile ele alan önemli bir kaynaktır.
177 s, 23.5 x 15 cm, deri cildinde. William Minot, aynı adı taşıyan babasının 1824-1894 arasında yazdığı mektupları biraraya getirerek yayınlamıştır. Mektupların bir kısmı Minot’un 1839 yılında çıktığı Akdeniz gezisinde uğradığı İzmir (3 mektup) ve İstanbul’dan (6 mektup) yazılmıştır. Gayet yalın bir dille yazılan mektuplar Minot’nun gezip gördüğü yerler ve tanıştığı kişiler hakkında bilgi verir. Ailenin yakın çevresine dağıtılmak üzere özel olarak bastırılan bu kitaba müzayedelerimizde ilk defa rastlanmaktadır. Library of Congress’de kaydı bulunmamaktadır.
Bez cildinde. Amerikan gezginlerinin 19. yüzyılın ortalarından itibaren yoğunlaşmaya başlayan Ortadoğu ilgisi, seyahatname literatüründe pek çok eserin ortaya çıkmasına yol açmıştır. Elimizdeki eser de bunlardan biridir. Fisher Howe’un (1798-1871) bu küçük ama kapsamlı eserinde Atina’dan başlayan ve Türkiye üzerinden devam ederek bugünkü Filistin topraklarında nihayetlenen bir seyahatin notlarına yer verilmektedir. Gayet yalın ve akıcı bir üslupla yazılan bu eserde, gezilen yerlerde tarihi önem arz eden konular kitabın ana eksenini oluşturmaktadır. İzmir’e deniz yoluyla gelen yazar, İzmir’i ve çevresindeki tarihi yerleri Hristiyanlık tarihi açısından göndermeler yaparak anlatmaktadır. Howe, daha sonra İstanbul’a gelerek şehrin belli başlı yerlerini dolaşmaktadır. Buradan da güneye inerek, Beyrut, Sidon, Tir, Tiberya Gölü, Samarya, Kudüs, Lut Gölü, Hebron gibi Hristiyanlık ve Yahudilik tarihi açısından önem arz eden yerler detaylı bir şekilde anlatılmaktadır. Blackmer 835.
397 s, yazarından mektup eşliğinde ithaflı ve imzalı, 22 x 15 cm, bez cildinde. İzmir ve İstanbul’u da kapsayan nadir bir seyahatnamedir.
10 cilt: c.i - 622, [2] s, c.ii - [8], 632 s,; c.iii - [8], 718 s, [1 ve 2. Kısımlar ters ciltlenmiştir]; c.iV [10], 342, 282 s,; c.V - [8], 724 s; c.Vi - [6], 498 s; c. Vii - 774, [2] s,; c.Viii - . [8], 567, [3] s; c.iX - [8], 567, [3] s; c.X - 500, [4] s, tamamı deri cildinde. Kanuni Sultan Süleyman döneminden 19. yy. sonunda dek Osmanlı İmparatorluğu’nun uluslararası ilişkileri üzerinde yapılmış en kapsamlı çalışmadır.
2 cilt: xiv, 342 s, 1 levha; xi, 349, [1] s, 19.5 x 12.5 cm, bez ciltlerinde. Charles K. Tuckerman (1827-1896) Amerikalı diplomat ve yazardır. 1868-1871 arasında ABD’nin ilk Yunanistan büyükelçisi olmuştur. Ülkemizde hiç tanınmayan bu hatırat/seyahatnamenin 2. cildinin büyük bölümü Türkiye ile ilgilidir. Yazar Yunanistan’daki görevinin son yılında (1871) doktor tavsiyesi üzerine İstanbul’a gider. Kolera salgını nedeniyle karantinaya yakalanmamak için hemen dönüşe geçse de Delos adasında uzun süren karantina uygulamasına yakalanmaktan kurtulamaz. Adada karantina altında geçirdiği günleri uzun uzun anlatır. Temsil ettiği şirketin Osmanlı hükümetinden alacağının ödenmesi için temaslarda bulunmak üzere 1876’da İstanbul’a bir seyahat daha yapar. Osmanlı yönetiminin idare anlayışını yansıtan bu temasların uzun uzun anlatıldığı ilk bölüm oldukça ilginçtir.
'2 cilt tek bir kitap içerisinde: 188, [1], 208, [2] s, 152 gravür, 1. cilt içerisinde 2 katlanır harita, 2. cilt içerisinde 1 katlanır harita, 24.8 x 19,8 cm, deri cildinde. Fransa krallık bahçelerinin, başka bir deyişle günümüzdeki Doğa Tarihi Müzesi’nin bitkibilimcisi Joseph Piton de Tournefort, bu kurumun düzenlediği araştırma gezilerinin öncüsüdür. 14. Louis ve bakanı Pontchartrain’in buyruğuyla yeni bitkiler bulmak göreviyle 1700’de Levant’a gönderilen Tournefort, yalnızca bitkibilimcilik görevini yapmakla yetinmemiş, doğmakta olan Aydınlanma çağının Doğu insanları ve toplumlarına yönelik yeni bakışını da biçimlendirmiştir. Anlatısının 1. cildi, Ege Adaları’nın hemen hemen eksiksiz bir incelemesini kapsar. Otuz beş ada ve adacığı ziyaret eder ve başka adaları da yerinde derlediği bilgilerle betimler. Tournefort bu adalara günümüzün bir turisti gibi bakmaz, bunun yerine rüzgarların ve korsanların kemirdiği bir toplumu, salgın
2 cilt birarada: [6], 301, [1] s, metin dışında 56 gravür, künye sayfasından öne 1 ekstra gravür, 1 katlanır harita, 1 katlanır levha; 604, [5] s, metin dışında 32 gravür, 4 katlanır levha, 16.5 x 10 cm, karton cildinde. Wheler, seyahatini 1675-1676 yılları arasında Dr. Jacop Spon’un refakatinde yapar. Veba salgını ve sıcaklar nedeniyle Atina’da fazla kalamayıp İstanbul’a gelirler. Burada da veba salgını olmasına rağmen İngiltere elçisi Sir John Finch’i görebilmek için Edirne’den dönüşüne kadar İstanbul’da kalırlar. İngiltere elçisi dönüşünde Trakya’da veba salgınının korkunç derecede yaygın olduğunu söylemesi üzerine Atina’ya dönmekten vazgeçip İngiliz tacirler ve elçilikte rahiplik görevinde bulunan Dr. Covel ile İzmir’e kadar seyahat ederler. Wheler ve Dr. Spon İzmir’de bir süre kalıp civardaki antik şehirleri gezdikten sonra güneyde Milas’a kadar giderler. Wheler’in amacı notlarında da belirttiği üzere okuyucuya önceki seyyahlardan farklı olarak kendi gözlemlerine dayanan bilgiler
132 s, metin içinde ve dışında fotoğraflar, 34 x 24 cm, deri ve ebrulu güzel cilt içinde. Collection Courtellemont artistique et pittoresque serisinden yayınlanmıştır. Jules Gervais-Courtellemont (1863-1931) autochrome adlı renkli fotoğrafın öncüsü olan yöntemi bulan Fransız fotoğrafçısıdır. Cezayir’de büyüdü. Cezayir, Fas,Tunus, Türkiye, Filistin, Mısır, İspanya, Hindistan ve Çin gezip dolaştığı, fotoğraflar çektiği ülkelerdi. Müslüman oldu ve Mekke’nin ilk fotoğraflarını çekti. Bunlar 1897’de L’illustration dergisinde yayınlandı. Yayıncı ve sanatçı Charles Lallemand’ın damadı olarak onunla beraber birçok projeye imza attı. Courtellemont, Pierre Loti’nin de yakın arkadaşıydı ve yazarın evinin içini gösteren renkli fotoğrafları o çekmişti. Ottomanes. Autochromes de Jules Gervais-Courtellemont, 2005 adlı kitapta Türkiye’de çektiği renklilere yer verilmiştir. Elimizdeki eser onun Cezayir’de bastırdığı ve metinlerini kayınpederinin yazdığı Kahire albümüdür. Fotoğraflar ona aittir. Önsöz a